Top ↑ | Archive | Ask me anything
Örneğin Tahran’ın havasında iki ila yirmi ton arasında kurşun atmosphere yayılıyor; böyle bir atmosferde bireye kirli havayı solumaması emrini vermek, realiteden uzak, pratiği olmayan ve hedefi saptıran idealist bir emirdir. Bazen en yüce görev, uyuşturucu haline gelebilir ve hedeften sapmaya yol açabilir. Hangi hedeften? Bu havayı temizlemek için çaba sarfetme hedefinden. Yoksa herkes kendisinin soluyacağı küçük bir atmosfer hazırlama peşine düşer; hazırladığında rahatlar ve bu rahatlık onu, değişim yönündeki sosyal sorumluluğundan uzaklaştırır, uyuşturur, bu duruma razı hale getirir. Eğer bu hal gelişme kaydeder, biz müslümanlar sermaye birikimi ve gelişme sağlamaz, makine ve fabrika sahibi olmazsak piyasanın geri kalmış burjuvazisinin en değersiz ( sokağımızın başında bulunan tuhafiyecinin başındaki takke türünden ) parçası haline geliriz. Sonra üretim, ekonomi, sermayedarlık ve tüm maddi imkanlar düşmanımızın eline geçer ve bu düşünce, inanç ve dine mensup olan topluluk, toplumun tüm maddi ve ekonomik imkanlarından yoksun kalır.İslam Ekonomisi Sayfa 19

Örneğin Tahran’ın havasında iki ila yirmi ton arasında kurşun atmosphere yayılıyor; böyle bir atmosferde bireye kirli havayı solumaması emrini vermek, realiteden uzak, pratiği olmayan ve hedefi saptıran idealist bir emirdir. Bazen en yüce görev, uyuşturucu haline gelebilir ve hedeften sapmaya yol açabilir. Hangi hedeften? Bu havayı temizlemek için çaba sarfetme hedefinden. Yoksa herkes kendisinin soluyacağı küçük bir atmosfer hazırlama peşine düşer; hazırladığında rahatlar ve bu rahatlık onu, değişim yönündeki sosyal sorumluluğundan uzaklaştırır, uyuşturur, bu duruma razı hale getirir. Eğer bu hal gelişme kaydeder, biz müslümanlar sermaye birikimi ve gelişme sağlamaz, makine ve fabrika sahibi olmazsak piyasanın geri kalmış burjuvazisinin en değersiz ( sokağımızın başında bulunan tuhafiyecinin başındaki takke türünden ) parçası haline geliriz. Sonra üretim, ekonomi, sermayedarlık ve tüm maddi imkanlar düşmanımızın eline geçer ve bu düşünce, inanç ve dine mensup olan topluluk, toplumun tüm maddi ve ekonomik imkanlarından yoksun kalır.İslam Ekonomisi Sayfa 19

İskaliyor beni gene mermiler
Bitmiyor isyanlar,bitmiyor suclar
Bütün kanallar da lanet reklamlar
Şiddetin kendi yok yalniz adi var
Şehri bastan basa yakasim geliyor.
Murat menteş

Yalan söylemeye bununla başladık….

"

Yasarken tuz katmazlar aşina!
Methiyeler düzerler mezar taşına….

/Ziya Paşa/

"

"

Geceleri gülmek yasaksa bize
Yasaksa bize gülmek şehirlerce
Geceleri de değiştiririz
Şehirleri de…


Hep bi bahanemiz vardır…..

"

siirruhlukiz:

kalemkelam:

 Cahit Zarifoğlu

Ah be Zarifoğlu…

(thebiskrem gönderdi)

"Bir keresinde İmam-ı Azam hazretleri, oğlu Hammad’ı itikadî bir konuda birileriyle tartışırken görür ve susturur. Orada bulunanlar sorar:
– Biz seni başkalarıyla bu tür konuşmalar yaparken görüyoruz. Bizi neden engelliyorsun?
İmam-ı Azam hazretleri şu cevabı verir:
– Biz konuşurken arkadaşımız kayıp düşmesin, yanılmasın korkusuyla başımızda kuş taşır gibi dikkat ediyoruz. Siz ise arkadaşınızın yenik düşmesini istiyorsunuz. Arkadaşının düşmesini isteyen, (konu itikadî olduğu için) onu tekfir etmek istiyor demektir. Arkadaşının dinden çıkmasını isteyen kişinin ise kendisi küfre girer."

- Bugünün tartışmaları da İmam-ı Azam hazretlerinin yasakladığı tartışmalara benziyor. Hakikati bulma amacı yok, sadece karşısındakine kaybettirmek isteniyor. Bir savaş gibi. Bunun elbette müslümana yakışır bir tarafı yok. (via gaybistan)

mdeveci:

Yaş sınırı konulsun acıya!…

Mehmet Deveci

(sonkitapbukucu gönderdi)